İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KAZAKİSTAN TÜRK HALKLARI MEDENİYET VAKFI KURUCU BAŞKANI PROF. AHMET DAĞDURAN İLE ÖZEL RÖPORTAJ

Genel Merkezi Ankara’da bulunan Türk Alemi Tv ve Türk Alemi Gazetesinin Yönetim Kurulu, Kazakistan Türk Halkları Medeniyet Vakfı Başkanı Prof. Ahmet Dağduran ile görüştü.

Türkiye – Kazakistan ikili ilişkileri, Türkiye’de vakıflar ve dernekler ile Türk Dünyası’nın gelecekteki durumu hakkında ATAMDER Genel Sekreteri Tuğba Köşebaş’ın sorularını yanıtladı.

Sayın Ahmet Dağduran kısaca kendiniz hakkında bilgi verirmisiniz?

1952 Yılı Adana Doğumluyum, Adana’da MHP nin il teşkilatının kurulmasında ve Milliyetçi İşçi Sendikasının oluşumunda büyük emekler verdim. 1992 Yılında  rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in talimatlarıyla Kazakistan’a giderek bağımsızlığını daha yeni almış olan Kazakistan Cumhuriyeti’nde incelemelerde bulundum. 1995 senesinde o zamanki ilk başkent olan Almatı’da Vakıf kurarak Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi planladık. 1999 yılında ise yeni çıkarılan Kazakistan’daki vakıflar kanunu ile Kazakistan’da kurulan ilk resmi Türk Vakfı olarak faaliyetlere başladık.

Kazakistan’ın bağımsızlık dönemi ve anayasası hakkında bilgi verirmisiniz? 

19. asrın ortalarında tamamen Rus idaresine geçen Kazak topraklarındaki hâkimiyetin devamının temini için Çarlık yönetimi, misyonerler eliyle eğitim, dil ve din alanlarında uygulamaya koyduğu politikalarla Kazak Türklerini Ruslaştırmaya (Hristiyanlaştırmaya) çalışmıştır. Sovyet döneminde ise Müslüman ve Türk halklarının Sovyet insanı prototipinde kimliksiz bırakılması için tarihi hafıza sıfırlanmak üzere tarih yeniden yazılmış, halklar üzerinde uygulanan etnogenetik ve lehçe çalışmaları, milliyetler politikası ve iskân politikaları ile coğrafya parçalanmış, direttikleri Kiril alfabesi ile Ruslaştırma politikalarını uygulamışlardır.

Kazakistan’da dini yapı, anayasanın 1’inci maddesindeki “… demokratik, laik, hukuk ve sosyal devlet…” ilkesi temelinde “hiç kimsenin dini inanç ve tutumundan dolayı ayırıma tabi tutulamayacağı” ve “herkesin vicdan özgürlüğüne genel hükümleri doğrultusunda hazırlanan yasal çerçeve kapsamında düzenlenmeye çalışılmış ve zaman içerisinde yapılan ek değişikliklerle revize edilmiştir. Ulusal mevzuatın yanında Kazakistan, din ve vicdan özgürlüğü bağlamında başta Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) çerçevesinde ilgili uluslararası anlaşma ve protokollere de taraf olmuştur.

1991 yılında Kazakistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte insanlar arasındaki iletişim ülkede etnik kökenlerinin çeşitlilik göstermesine rağmen saygı ve hoşgörüye dayanmaktaydı.

1995 yılında Kazakistan Cumhuriyeti’nin Birinci Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in önderliğinde kurulan Kazakistan Halk Asamblesi’nin önceliği, Kazakistan toplumunun çok etnikli yapısını oluşturan çeşitli gruplar arası birlik ve uyumu sağlamaktı.

1995 Anayasası’nın başlangıcında, “Biz Kazakistan Halkıyız” ifadesine yer verilmektedir. Bu durumda, belirli bir etnik grubun değil de halkın egemen olduğu bir yönetim biçimi kabul edilmektedir. Böylece, devletin hukuksal ve siyasal alanlarında “Kazakistanlı” ifadesinin kullanımına önem verilmiştir.

Bağımsızlık sonrası Kazakistan’da doğum sayısının azaldığı, ölüm sayısının arttığı bir tablo ile karşı karşıya gelinmiştir. Dolayısıyla, bu durum doğal nüfus sayısının azalmasına neden olmuştur. Tüm bu gelişmelere ek olarakta bölgedeki etnik grupların çokluğu ve bölgede etnografik olarak baskın bir duruma geçme çabalarına rağmen, 1999 yılında yaşanan göçlerle Kazak nüfusu artış göstermiştir.

Sovyet sonrası dönemde Kazak nüfusunun ulusal süreçlere katılım sağlamasının isteksizliği ve çoğunluğun etnokültürel açıdan zayıflığı, mevcut aşamada bağımsızlığını kazanan Kazakistan’da, etnik milliyetçiliğe
dayalı Kazak halkının milli ve manevi değerlerinin canlanmasının gelişim çabalarını engellemiştir.

Vakfınızın kurulma aşaması ve kurma amaçlarınız hakkında bilgi verirmisiniz?

SSCB’nin dağılması yalnızca yeni bağımsız devletlerin kurulmasına yol açmamış, aynı zamanda toplum
içinde etnik temele dayalı ulusal ve kültürel türden derneklerin kurulmasına da yol açmıştır. Bu etnik merkezlerinin kurulması, etnik grup temsilcilerinin kültürel, geleneksel ve dini değerlerinin canlanmasını amaçlamaktaydı. Bu gelişmelerin ilk aşaması, ulusal kültür merkezlerinin de dâhil olduğu, kamu derneklerinin kurulması ve işletilmesine ilişkin 27 Haziran 1991 tarihli “Kamu Dernekleri Hakkında” ilk özel yasanın kabulü ile başlamıştır.

Kazakistan genelinde “Kazakistan Halk Asemblesinin” faaliyetlerini yürüten ulusal ve yerel düzeyde 820’den fazla etnokültürel dernek mevcuttur. Etnik grupların yerel Etnokültürel Derneklerin ( EKD ) birliğini ulusal düzeyde temsil eden derneklerin sayısı 29’u bulmaktaydı.

Bu Ulusal düzeyde bazı Etnokültürel Dernekler ;

Dünya Kazaklar Birliği
Eylül 1992 tarihinde Almatı şehrinde ilk Dünya Kazak Kurultayı’ndan sonra kurulmuştur. 2 Kasım 1992 tarihinde toplum kuruluşu olarak tescil edilmiştir.

Kazakistan Beyaz Ruslar Birliği
1992 yılında “Beyaz Rusya” ulusal kültür merkezi kurulmuştur. 2002 yılında ikinci kez devlet tescilini geçtikten sonra Kazakistan Beyaz Ruslar Birliği adını almıştır.

Kazakistan Koreliler Birliği
1989 yılında Almatı şehrinde ve Kazakistan’ın bölge merkezlerinde Kore kültür merkezleri oluşturulmuştur. 17 Mart 1990 yılında Almatı şehrinde düzenlenen kurucu kongrenin sonucunda
Kazakistan Koreliler Birliği kurulmuştur.

Kazakistan Kürtler Birliği “Berbang”
1989 yılında Almatı şehrinde ilk Kürt kültür merkezi kurulmuştur. 1993 yılında “Yekbun” (“Birlik”) adı altında tescil edilerek çalışmalarına başlamıştır. 1999 yılında “Berbang” ( “Şafak”) olarak değiştirilmiştir.

Kazakistan Rus, Slav ve Kozak Kuruluşlarının Birliği
4 Mart 1999 yılından itibaren faaliyet göstermektedir. Kazakistan Yunan Dernekleri Birliği “Filiya” 1989 yılında ilk Yunan kültür merkezi “EOS”(“Şafak”) Almatı şehrinde kuruldu. 1993 yılında “Filiya” adı altında Yunan birliği faaliyet göstermeye başladı.

“Yeniden Doğuş” Alman Birliği Vakfı
1992 yılında Kazakistan Almanlarının ilk Kongresinde, “Yeniden Doğuş” devlet toplum kuruluşu kurulmuştu. Daha sonra Kazakistan Alman Toplum Kuruluşu Birliği “Yeniden Doğuş” adını almıştır. 1996 yılında Kazakistan’da 30 kulübü bir araya getiren Alman Gençlik Birliği kurulmuştur.

Bu ve benzeri STK’ları gördükçe neden bir Türk STK’mız yok ve Tarihi, Kültürü, Irkı Türk olan kardeş ülkemizde neden kültürel faaliyetlerle tarihimizi ve coğrafyamızı öğretmeyelim diyerek yola koyulduk.

Ve, 1999 yılında Devlet Başkanı Sayın Nursultan Nazarbayev ile görüşerek onaylarını aldıktan sonra Almatı’da Türk Halkları Medeniyeti Vakfımız, 1999 yılının Nisan ayında kurulmuş olup, bugüne kadar önemli çalışmalara imza atmıştır. Bu çalışmaları gerçekleştirirken misyonumuz olan dostluk, sevgi ve barışı ilke edindik.

 

OZGAN YAPI PEYZAJ LTD.ŞTİ.   İLETİŞİM : +90 532 1782619

 

Kazakistan Türk Halkları Medeniyeti Vakfı, Türkiye dışındaki vakıf ve dernekler içinde en fazla lokal üye ve desteğe sahip olan ve her konudaki müracaatların yoğun olduğu bir kurumdur ve bu özelliğimiz bizim en büyük gururumuzdur.

Türk Halkları Medeniyet Vakfınızın bugüne kadar yapmış olduğu faaliyetler hakkında bizlere kısaca bilgi verirmisiniz?

Vakfımızın üstlendiği misyonların başlıcaları;
Uluslar arası ilişkilerin sağlanması, karşılıklı kültürel çalışmalar, sosyal dayanışmaların sağlanması, ülkeler arası teknoloji dayanışmaları ve transferleri, sanayi kuruluşlarının iş birliktelikleri, kalifiye istihdam çalışmaları ve turizm organizasyonları ‘dır.

Bu misyonla, Kazakistan’da yaşayan Kazak halkımızın Türkiye ve Türkler hakkında kültürel ve tarihsel gelişimlerini sağlamak için birçok konferanslar, üniversiteler ile işbirlikleri, Türkiye ile Kazakistan’daki belediyelerin kardeş belediye yapılmasında öncülük etmiş bulunmaktayız.

Türk Halkları Medeniyet Vakfınızın Türkiye’de faaliyetlerini yapabilmesi için temsilciliğiniz veya şubeleriniz var mı?

Vakfımız 2018 yılına kadar Türkiye’de birçok ilde gönüllü dostlarımız aracılığı ile faaliyetlerini sürdürmüştür.

2018 yılında Vakfımızı Resmi kurumlarda temsil etmesi için Ankara’da yaşayan Gürkan Kalkan Kazakistan Türk Halkları Medeniyeti Vakfı’nın Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Başkanlığı görevine seçilmiş bulunmaktadır.

2020 yılında ise Gürkan Kalkan beyle birlikte istişare ederek karar aldığımız ve Gürkan Kalkan’ın kurucu başkanı olduğu Avrasya Tarih ve Medeniyetler Derneği ” ATAMDER” kurulmuş olup, Kazakistan Türk Halkları Medeniyeti Vakfımızın Türkiye’deki faaliyetlerini aynı misyonla devam ettirmektedir.

Türk Halkları Medeniyet Vakfınızın Türk Alemi Gazetesi ve Türk Alemi Televizyonu hakkında bilgi alabilir miyiz?

Türk Alemi Televizyonumuz internet üzerinden yayın yapan bir televizyondur. Kazakistan’da yayın hayatına başlatmış olduğumuz televizyonum tüm dünyaya internet üzerinden yayın yaparak Türk Kültür ve tarihleri hakkında bilgiler vermekte, zengin içerikleri ile çok kısa süre içerisinde Orta Asya’da ve Türkiye ile diğer ülkelerde izlenilmeye başlamıştır. Yayınlar canlı olarak ve youtube kanalımızdan banttan izlenebilmektedir.

www.turkalemitv.com   www.turkalemigazetesi.com

Türk Alemi Gazetemiz ise Almatı’da her ay aylık olarak çıkarılmaktadır. Türkiye’de ise Türkçe yayınlarına internet gazetesi olarak başlamış bulunmaktadır. Yayın hayatının çok uzun yıllar sürmesini temenni ediyorum.

Televizyon, Gazete ve Youtube kanallarımıza Abone olarak ve reklamlar vererek destek olabilirsiniz. Vakfımız kar amaçlı bir vakıf değildir ve tamamen gönüllülük anlayışıyla devam etmektedir. Turan yolunda Kızılelma hedefine ilerlemede yayın kuruluşlarımızın misyonu çok önem arz etmektedir.

Özel Röportaj : Tuğba Köşebaş